@FerhatEncu

Katır Sırtında Taşınan Ölüleri Unutursam Kalbim Kurusun

Ferhat Encü: Roboski’yi gündemde tutmak için demokratik haklarımızı kullanacağız

”Roboski katliamının Kürtler açısından bir dönüm noktası, kırılma ve kopuş noktası olduğunu düşünüyorum. Sebebi ise katliamın korkunçluğu, hedef gözetmeksizin çocukların vurulması ve o insanların kendi acıları ile yalnız bırakılmasıdır.”

‘Katliamın bilinçli ve planlı bir katliam olduğunu ve bu yüzden bölgede görev yapan komutanların da haberdar olduğunu düşünüyorum. Bu düşüncemi de neye dayandırdığımı dile getireyim: O bölgede yıllardan beri sınır ticaretini yapıyoruz ve orada bulunan bütün askeri yetkililer de bunu bilmektedirler. Katliamın gerçekleştiği akşam o insanların yollarını kesen bölge askerleriydi, ayrıca onların bir alanda toplanmasını sağlayan da o askerlerdi. Biran farz edelim ki onların bilgisi yoktu, peki o insanların üzerine bombalar yağdırılırken oradakilerin sivil olduklarını bilmiyorlar mıydı?”

”Katliamın aydınlatılabilmesi için tüm hukuksal yollara baş vuracağımızı, bu katliamı uluslararası boyuta taşımak için elimizden gelen tüm imkanları kullanacağımızı bir kez daha yenilemek isterim. Adalet yerini bulana kadar bu uğurda savaşacağız. Roboski katliamını gündemde tutmak için tüm demokratik haklarımızı kullanacağız.”

 
Röportaj: Sidar Basut – Hür Bakış
 
 
 
Bilindiği üzere 28 Aralık 2012’de Roboski’de 34 genç, sınır ticareti sırasında bombalanarak hayatlarını kaybetmişlerdi. Olayın üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen, katliamın sorumluları henüz yargılanmadı. Bizler de katliamda hayatını kaybeden Serhat Encü’nün abisi Ferhat Encü’yle Roboski katliamını ve bu 1 yıllık süreci konuştuk.
 
Kardeşin Serhat Encü,  Roboski katliamında hayatını yitirenlerden biri. Haberi nasıl aldınız, bize o anı anlatır mısınız?
 
Ferhat Encü: Katliamın olduğu gece Adana’daydım. O gün sınavım vardı, sınavdan çıkmıştım üzerimde bir yorgunluk vardı. O gece erken yatmıştım. Babam saat 24:00-00:30 aralarında kardeşimin cenazesi başında iki defa aramıştı beni. Ancak telefon benden uzakta ve titreşimde olduğu için duyamamıştım. Saat 04:00-04:30 arası babam uzun uzun tekrar aramıştı, bu sefer telefonun sesini duyup uyandım. Telefonu açtığımda babamın ‘’depremê mêda’’ (deprem vurdu bizi) Kürtçe sözü ile karşılaştım. Olayı anlayınca kendimden geçtim. Biran dünyamın yıkıldığını düşündüm ve bağırmaya başladım, arkadaşlarım bağırma seslerini duyunca odama girdiler. Çok acı bir durumdu, Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın. Kardeşimi her düşündüğümde onunla olan hatıralarım bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyordu. Hatırladıkça ağlıyordum, sessiz sessiz, gözyaşlarımı içime akıtarak…
 
Bomba atıldıktan sonra uzun süre yaralılara müdahale edilmedi. Roboskili aileler çocuklarına ulaşmak için nasıl bir engelle karşılaştılar?
 
Ferhat Encü: Bomba atıldıktan sonra aileler katliam yerine intikal etmeye çalıştılar, giderken o insanların yollarını kesen askerlerle karşılaştılar ve askerlere “çocuklarımızı öldürdünüz” dediklerinde, “yok bir şey yok sadece korkutma amaçlı ateş açıldı” dediler ve hemen uzaklaşmaya başladılar oradan. Her hangi bir engelleme ile karşılaşmadılar, fakat hava koşulları çok kötüydü, gece soğuktu, yollar çamurluydu ve oraya gidene kadar uzun bir zaman geçti. Aileler neye uğradıklarını bilmedikleri için bir an önce olay yerine gitmek istediler ve ancak bir saat içerisinde varabildiler. Vardıklarında o korkunç manzara ile karşılaştılar, ambulanslara ve yetkililere haber verdiler. Kimse yardıma koşmadı, telaşla çıktıkları için ve manzaranın korkunç olmasından dolayı bazıları şok yaşadılar, yaralılara kendi çabalarıyla müdahale etmeye çalıştılar.
Başlangıçta hükümet Roboskili ailelere tazminat vermek istedi ancak kamuoyuna miktarıyla ilgili bir itiraz olduğu bilgisi yansıdı. Nitekim daha sonra bu miktar arttırıldı. Gerçekten de
 
Aileler tazminatın miktarına mı, yoksa tazminata mı karşı çıktılar?
 
Ferhat Encü: Katliamdan bir kaç gün sonra tazminati dile getirdiler. İlk önce 23.000TL önerildi, sonrasında ise bu miktarın az olduğunu dile getirip başbakanlık fonundan 100.000TL daha aktarıldı. Biz kendi acılarımızı yaşarken ve baş sağlığına gelen insanları karşılarken, onlar tazminattan söz ediyorlardı. Katliamın şokunu bile üzerimizden atamamıştık ve devlet tarafından yalnız bırakılmıştık, üstelik hiç bir yetkili yardıma koşmamıştı. Böyle bir durumdayken, tazminatı nasıl düşünebilirdik söyler misiniz? Daha sonra pek çok kez dile getirdik, failleri ortaya çıkarılmadan bu tazminatı kabul etmeyeceğiz dedik. Bu itirazımız, rakamın azlığından değil, bu süreçte, bize böyle bir teklifin getirilmesinden kaynaklı bir itirazdı. Onlara satacak çocuklarımızın olmadığını bağıra bağıra dile getirdik. Daha sonra valilik olsun diğer yetkililer olsun bize miktarı daha da arttırabileceklerini söylediler, hatta  her aileden iki kişiye memurluk kadrosunda yer vereceklerini dile getirdiler. Buna rağmen bunu kabul etmedik. Vicdanımız, kültürümüz buna müsaade etmedi.
 
Uludere Kaymakamı Nafiz Yavuz’a yönelik saldırı ve “kasten adam öldürmeye teşebbüs etmekten” gözaltına alındınız. Konuyla ilgili devam eden bir yargılamanız var mı?
 
Ferhat Encü: Evet bildiğiniz üzere bu konuda 6 defa gözaltına alındım ve “kasten adam öldürmeye teşebbüsten’’ hakkımda soruşturma açıldı. Ancak ellerinde hakkımda her hangi bir somut delil olmadığı için ve kamuoyunun tepkisinden dolayı her defasında serbest bırakıldım. Bildiğim kadarı ile soruşturma devam ediyor, henüz hakkımda açılan bir dava yok.
 
Roboskili aileler olarak,1 yıl boyunca neler yaşadınız, bize anlatır mısınız?
 
Ferhat Encü: Bir yıl boyunca çok şey yaşadık. Hakaretler, tehditler, tutuklamalar, gözaltılar yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Aileler psikolojik bir bunalım içindeler, geceleri uyurken kabuslar görüyorlar, bu süre zarfında akıllarını yitirenler oldu. Acıya alışmaya çalıştılar, çocuklarını unutmamak için her perşembe mezarlık ziyaretlerini gerçekleştiriyorlar. Pek çok zorluğa rağmen, bizler bir yandan adalet mücadelemizi vermeye çalışırken, bir yandan da bu katliamın aydınlatılmasını istedik. Kısacası çok acı bir yıl geçirdik, geçirmeye de devam ediyoruz.
 
Roboski katliamının üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen olay henüz aydınlatılamadı. Ancak yakın zamanda İçişleri bir rapor yayınladı. Raporda; atış emri verilmeden önce yerel komutanlıklardan bilgi alınmadığı, bu nedenle yerel komutanlıkların sorumlu olamayacağı, “üst komutanlıkların sıralı bir biçimde sorumlu olabileceklerinin düşünüldüğüne dair vurgu yapılmış. Siz raporu nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Ferhat Encü: Kesinlikle böyle düşünmüyorum. Katliamın bilinçli ve planlı bir katliam olduğunu ve bu yüzden bölgede görev yapan komutanların da haberdar olduğunu düşünüyorum. Bu düşüncemi de neye dayandırdığımı dile getireyim: O bölgede yıllardan beri sınır ticaretini yapıyoruz ve orada bulunan bütün askeri yetkililer de bunu bilmektedirler. Katliamın gerçekleştiği akşam o insanların yollarını kesen bölge askerleriydi, ayrıca onların bir alanda toplanmasını sağlayan da o askerlerdi. Biran farz edelim ki onların bilgisi yoktu, peki o insanların üzerine bombalar yağdırılırken oradakilerin sivil olduklarını bilmiyorlar mıydı? Neden bombalama durdurulsun diye o uçaklara bilgi vermediler, üstelik bombalama 40 dakika boyunca sürdü o uçakların pilotlarına haber verme gibi bir durumları yok muydu? Tabii ki vardı. Bunları da geçelim, diyelim ki haberleri yoktu, bombalama sonrasında katliam yerine neden intikal etmediler? O insanlara neden müdahale etmediler, neden ambulansları geri çevirdiler? Helikopterler parçalanmış bedenlerin üzerinden dolaşırken, neden inip yaralı olanları hastanelere taşımadılar söyler misiniz? Bu yüzden bu katliamdan sorumludurlar, hem de en alt kademesinden tutun, en üst kademesine kadar.
 
Bildiğiniz gibi Roboski katliamının ardından pekçok siyasetçi, yazar ve gazeteci şöyle bir açıklama yaptı: “Roboski Kürt sorununda kırılma noktası yaratmıştır.” Sizce de öyle midir?
 
Ferhat Encü: Evet ben de Roboski katliamının Kürtler açısından bir dönüm noktası, kırılma ve kopuş noktası olduğunu düşünüyorum. Sebebi ise katliamın korkunçluğu, hedef gözetmeksizin çocukların vurulması ve o insanların kendi acıları ile yalnız bırakılmasıdır. Bu katliamın Kürtler için bir milat olduğu noktasında pek çok kesim hemfikir.  Katliamcı zihniyete karşı Kürdistan’ın dört parçasından tutun,  Avrupa’da bulunan Kürtler’e kadar, herkes bu katliama karşı sesini yükseltti. Bundan dolayı ben de Roboski katliamının Kürt sorununda bir dönüm ve kırılma noktası olduğunu düşünüyorum.
 
Roboski katliamı insani bir olaydan çıkıp siyasal bir boyata taşındı gibi bir algı oluştu kamuoyunda. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz, sürecin bu şekilde işlemesi normal mi?
 
Ferhat Encü: Roboski katliamını siyasallaştıran AKP hükumetinin takındığı tavırdır. Katliama bakış açıları ortada zaten, katliamdan bir hafta sonra Uludere savcılığına failler yargılansın haklarında soruşturma açılsın diye başvurmaya giderken bizler sorgulandık. Devletin bu bakışı açısı ile katliam nasıl siyasallaşmasın. Ben bu katliamın Kürt sorunundan bağımsız olduğunu düşünmüyorum. Bu katliama, “siyasallaştı” bahanesiyle ses çıkarmayanlar büyük bir yanlışın içinde olduğunu ifade etmek istiyorum.
 
Olayın aydınlatılması için bundan sonra çalışmalarınız ne yönde devam edecek?
 
Ferhat Encü: Bundan sonra da, bu katliamın aydınlatılabilmesi için tüm hukuksal yollara baş vuracağımızı, bu katliamı uluslararası boyuta taşımak için elimizden gelen tüm imkanları kullanacağımızı bir kez daha yenilemek isterim. Adalet yerini bulana kadar bu uğurda savaşacağız. Roboski katliamını gündemde tutmak için tüm demokratik haklarımızı kullanacağız.
 
 
Sidar Basut – Hür Bakış
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on Ağustos 6, 2013 by in Uncategorized.
%d blogcu bunu beğendi: