@FerhatEncu

Katır Sırtında Taşınan Ölüleri Unutursam Kalbim Kurusun

500. Gün Karanfil Yürüyüşüne Beraat

500. GÜN KARANFİL YÜRÜYÜŞÜNE SULH CEZA MAHKEMESİNDEN BERAAT

Bu güne kadar Roboski katliamına ilişkin Hukuksal süreci izlediğimizde hukuk ve adalet ayaklar altına alınmıştır. Roboski katliamının 500. Günü ile ilgili katliam bölgesine anma yapmak ve karanfil bırakmak için yaptığımız yürüyüşe kamu davası açılmış ve bu güne kadar da devam etmiştir.Uludere sulh ceza mahkemesi belki de bölgemizde ilk olacak beraat kararı vermiştir.Bu kararını da AİHS ve AİHM kararlarına dayandırarak yapmıştır.Bu karar Türkiyede’deki hukuk sisteminin son dönemlerde verdiği en iyi karar olması anlamında incelemeyi hak etmiştir.

Sulh Ceza mahkemesi hakimi Kanıtların tartışılması ve değerlendirilmesi bölümünde mevcut 2565 sayılı askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri kanununun ilgili maddelerine baktığımızda diyerek başlayan kanıt değerlendirmesi; madde 25,madde 5,6,7 acıp değerlendirme ile devam ediyor.Ardından askeri güvenli bölgeleri yönetmeleri ele 3,4,5,6 madddeler ele alınıp,sınırı tarif edip nasıl belirleneceği ve korunacağı üzerine değerlendirmeler yapılıyor.

Kamu davası her ne kadar askeri yasak bölgeyi ihlal edilmekten açılmışsa da toplantı ve gösteri hakkı açısından da incelenmelidir diyerek,toplantıve gösteri yürüyüşleri kanunu açısından madade 28/1 ve madde 10 açtıktan sonra,Anayasanın 26 maddesi toplu şekilde bir şeyi ifade etmeyi kapsar ve bunu medya yolu ile izin alınmadan yapılabileceğini kapsar.

Daha sonra bir takım sınırlama gerekçeleri anlatılır.anayasanın 34 maddesi ardından anlatılarak,AİHS 10 maddesi yani ifade özgürlüğü üzerine örnekleme yapılarak yine buradada da ifade özgürlüğünü anlatılarak belli şekillerede kısıtlama getirilebileceği ifade edilerek,bir kaç örnek kararı ele alarak, verdiği kararı desteklemistir.’Toplantı ve gösteri yüürüyüşü hakkı,aynı ifadeözgürlüğü gibidemokratik sistemin etkili çalışmasında çok önemli yere sahiptir'(sulh ceza hakimi) AİHS’nin 11 maddesi ile de görüşüsü iyice temellendiren Sulh ceza hakimi ilerleyen sayfalarda 28.12.2011 tarihinde gerçekleşen Roboski katliamını ‘Uludere olayı-uludere katliamı-roboski katliamı ve uludere operasyonu olarak adlandırılan vahim nitelikte bir olay meydana gelmiştir ve sonucunda 34 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.Bu olay türkiye çapında büyük etki yaratmış'(Sulh Ceza hakimi) diyen hakim Bu olaydan sonra Uludere’ye özel ilgi oluşmuştur dedi.

Sulh Ceza Hakimi İddanameye konusu olaya ilgili mevzuatlar,AİHS ve AİHM içtihatları çerçevesinde baktığımızda denilen bölümü açtığında

1) Kanunlar tarafından öngörülme 2)meşru amaç bölümünde yine sınırın korunması gerekliliği maddeleri konulmuş

3) MADDE ” BİR DEMOKRATİK TOPLUM İÇİN ZARURİYET’

Sulh ceza hakimi bu bölümde belki de bir ilk olacak karar vermiştir.Bu kısmı olduğu gibi aktarıyorum”.Askeri yasak bölgeye girişin önlenmesi meşrudur.ancak yöre halkının askeri yasak bölge içerisinde kalan tarlalarına izinsiz olarak giriş yapabildiği,burada kömür ocaklarının çalıştırıldığı değerlendirildiğinde,ayrıca askeri yasak bölge olduğunu gösteren tellerin ve levhalarında kanuna uygun şekilde yerleştirilmemiş ve bunların olmaması nedeni ile neresinin askeri yasak bölge içerisinde,nersinin askeri yasak bölge sınırları dışında olduğununanlaşılmasının zor olacağı kanaatına varılmıştır.”

Bundan sonraki beraat gerekçesi Türkiye’de bir ilkin yapıldığını gösteriyor.

‘Diğer yandan olayı toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı çerçevesinde değerlendirirsek sanıklar üzerinde büyük bir etki yaratmış olan vahim nitelikte olayınanılmasını sadece askeri yasak bölge olduğundan bahisle sınırlandırılması,toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkkının özüne müdehale edici olacaktır.

‘Bu sebeplerle sınırlandırma demokratik demokratik bir toplum için zaruriyet tekil edecek düzeyde değildir.Bu kapsamda olması gereken ilk başta sanıkların anma ve basın açıklaması için kaymakamlık ve valilik gibi kurumlardan izin alması ve bu kurumlarında ciddi mana da olaganüstü güvenlik durumu olmadıkça vatandaşlara izin vermesi ve yapılan toplantı ve gösteri yürüyüşünün sınırlandırmak amacı ile değil aksine vatandaşların güvenliklerini almak için kolluk kuvvetlerinin görevlendirilmesi gerekir

Sulh ceza Hakimi devam eden kararını anlatan satırlarını son olarak Söyle tamamlıyor
” Tüm bu açıklamalar nedeni ile ; bir suçun işlendiği konusunda mahkumiyet kararı verebilmek için atılı suçun unsurlarının oluşması gerekeceğinden;

Ancak ilgili mevzuata göre bir yerin askeri yasak bölge olarak kabul edilebilmesinin koşullarından olan askeri yasak bölgenin sınırlarının sınır taşı veya levha konulması şartlarınnın getirilmemiş olmasından,bunlar yapılmadıkça bir yerin askeri yasak bölge olup olmadığı anlaşılamayacağından sanık savunması,tanık beyanları ve tüm dosya kapsamınıyla AİHM madde 10,ve güvenlik bölgesi kanunun ve ilgili gösteri ve yürüyüşleri kanunuiaskeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri kanunu ve ilgili mevzuatlar birlikte değerlendirildiğinde atılı suçun tipi uygunluk unsuru oluşmadığından,sanıkların beratine …. diyerek 500.gün katliam bölgesine yapılan anma ve yürüyüşe beraat kararı vererek ilk defa hukuk cezalandrıma üzerinden değil de özgürlükler üzerinden karar vermiş oldu308532_567364199969867_888413258_n

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on Ağustos 5, 2014 by in Uncategorized and tagged .
%d blogcu bunu beğendi: